Kur'an-ı Kerim'in Özellikleri

Brosur

Allah celle celâlühü Kur’an-ı Kerîm için “O’nu biz indirdik ve O’nu yine biz koruyacağız” buyurmaktadır. Rabbimizin bu fermanıyla ilâhî koruma altına alınan Kur’an-ı Kerîm bir noktası bile değişmeden günümüze kadar gelmiş ve kıyamete kadar da aynı şekilde müttakîlerin yolunu aydınlatmaya devam edecektir.

Kur’an’ı getiren vahiy meleği Hazret-i Cîbril meleklerin, O’nun gönderildiği nebîy-i zî-şan da yüzyirmidörtbin enbiyanın serdarıdır. Kur’an-ı Kerîm’in indirildiği gece bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesi, yine O’nun indirildiği yer olan haremeyni’ş-şerîfeyn de yeryüzünün en kudsî mekânı olmuştur. O’nu yazan vahiy kâtiplerinin Allah rasûlunün yanında hiç şüphe yok ki hususî bir yerleri vardı.

Kur’an-ı Kerîm’in indirildiği günden itibaren O’nu yazma, O’nu okuma, O’nu anlama ve O’nu yaşama adına ömürler tüketilmiş, canlar feda edilmiştir. Neticede insanlık tarihi ilim, ahlâk, hukuk, kültür, sanat ve medeniyet sahasında, öncesinde ve sonrasında asla sahip olamayacağı değerlere şahitlik etmektedir.

Kur’an’ı doğru anlamak ve doğru anlatabilmek için usul ilimleri yani metodoloji, tefsir, mantık, dilbilgisi, edebiyat ve benzeri bilim dalları gelişmiş… Kur’an ahkâmı etrafında usul-i fıkıh, fıkıh ve islâm hukuku ve bu hukukun çeşitli toplumlarda ve değişik coğrafyalarda uygulanmasıyla da bir kültür ve medeniyet doğmuştur.

Allah kelamını ona yakışır şekilde okuyabilme hassasiyeti ve çabası ilim dünyasına kıraat ve tecvid ilimlerini kazandırmıştır. Hiçbir metnin okunuşu üzerinde bu kadar hassasiyet gösterilmemiş ve hiçbir metin bu kadar sanatlı okunmamıştır.

Yine Kur’an sayesinde Hüsn-i Hat, tezhib, ebrû gibi islâm sanatları sanat tarihimizi zenginleştirmiştir. İnsanlık tarihinde sanatlaşan tek yazının Kur’an yazısı olduğu dikkat çekicidir. Kur’an’ın 114 sûresinden birinin adı kalem sûresidir. Allah Teâlâ’nın bu sûrede kalem üzerine yemin ederek söze başlaması kalemin kutsîyetini ifade eder. Bunun içindir ki, hattatlar kalemi ellerine abdestsiz almazlar ve açtıkları kalem yongalarını asla çöpe atmazlar. Öldükleri zaman da biriktirdikleri kalem yongalarıyla ısıtılan suyla gasledilirlerdi.

Kitâbî sanatların ortaya çıkışı ve gelişmesi Kur’an’a olan saygı ve sevginin tesiriyle olmuştur. Dinî mîmarînin ve bu mîmarîde yer alan celî yazılar, kalemişi, taş işçiliği, çini, kündekâri, sedefkâri ve daha bir çok sanat dalının kaynağı asıl itibariyle Kur’an’ı Kerimdir. Bugün müzelerde yer alan en sanatlı, en değerli yazmalar Kur’an nüshalarıdır. Kısaca temas ettiğimiz bu güzellikler manzumesi bize bir Kur’an medeniyetini ve Kur’anî sanatları anlatıyor.

En güzel tezhibler en güzel ciltler Kur’an-ı Kerîm için yapılmıştır. Kur’an mahfazaları, Kur’an rahleleri müzelerde çok değerli sanat eserleri olarak sergilenmektedir. Kur’an ayetlerinin sonuna konulan durakların ya da noktaların yüzlerce çeşidi yapılmıştır. 1cm2 den daha küçük bir noktanın içinde, birbirine benzemeyen yüzlerce desen tasarımının ne anlama geldiğini kavramak zor olmasa gerektir.

“Kur’an Mekke’de nâzil oldu, Mısır’da okundu, İstanbul’da yazıldı” sözü doğrudur ve tarihi bir gerçektir. Bu söz günümüz için de aynen geçerlidir. Allah’a şükürler olsun ki bugün Kur’an-ı Kerîm yine en güzel şekilde yine İstanbul’da yazılmıştır. İşte size …..

Masa Üstü Resimleri

 
Kaynak Kültür Yayın Grubu